<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Azmi Güneş &#187; Sağlık</title>
	<atom:link href="http://www.azmigunes.com/category/saglik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.azmigunes.com</link>
	<description>Hakkımda bilgiler, gündem, teknoloji ve eğlence...</description>
	<lastBuildDate>Sun, 22 Jan 2012 08:16:40 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Fobi Türleri</title>
		<link>http://www.azmigunes.com/fobi-turleri/</link>
		<comments>http://www.azmigunes.com/fobi-turleri/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 Apr 2008 15:58:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sonarge</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.azmigunes.com/fobi-turleri/</guid>
		<description><![CDATA[Ablütofobi: Yıkanmaktan korkma Agirofobi: Caddelerden ya da caddelerde karşıdan karşıya geçmekten korkma Agorafobi: Açık yer ya da kalabalık korkusu Ailurofobi: Kedilerden korkma Akluofobi: Karanlıktan korkma Akrofobi: Yüksek yerlerden korkma Akustikofobi: Belirli seslerden korkma Algofobi: Acı çekmekten korkma Amatofobi: Toz korkusu Amnezifobi: Hafızasını kaybetmekten korkma Androfobi: Adamlardan korkma Anemofobi: Fırtına korkusu Antlofobi: Sel korkusu Antropofobi: Insanlardan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ablütofobi: Yıkanmaktan korkma<br />
Agirofobi: Caddelerden ya da caddelerde karşıdan karşıya geçmekten korkma<br />
Agorafobi: Açık yer ya da kalabalık korkusu<br />
Ailurofobi: Kedilerden korkma<br />
Akluofobi: Karanlıktan korkma<br />
Akrofobi: Yüksek yerlerden korkma<br />
Akustikofobi: Belirli seslerden korkma<br />
Algofobi: Acı çekmekten korkma<br />
Amatofobi: Toz korkusu<br />
Amnezifobi: Hafızasını kaybetmekten korkma<br />
Androfobi: Adamlardan korkma<br />
Anemofobi: Fırtına korkusu<br />
Antlofobi: Sel korkusu<br />
Antropofobi: Insanlardan korkma<br />
Apifobi: Arılardan korkma<br />
Arakibutirofobi: Yerfıstığı ezmesinin, yerken, damağa yapışmasından duyulan korku<br />
Araknofobi: Örümceklerden korkma<br />
Aritmofobi: Sayılardan korkma<br />
Asimetrifobi: Simetrik olmayan şeylerden korkma<br />
Astenofobi: Güçsüz olmaktan korkma<br />
Astrafobi: Şimşek korkusu<br />
Ataksofobi: Düzensizlikten korkma<br />
Atelofobi: Mükemmel ol(a)mamaktan korkma<br />
Aviofobi: Uçuş korkusu</p>
<p><em>Devamı Var <img src='http://www.azmigunes.com/wp-includes/images/smilies/icon_wink.gif' alt=';)' class='wp-smiley' /> </em></p>
<p><span id="more-128"></span><br />
Ballistofobi: Silahtan ya da mermilerden korkma<br />
Batofobi: Derinlik ya da yüksek binaların yanından geçme korkusu<br />
Batrakofobi: Kurbağa, semender gibi çiftyaşayışlı (amfibyen) hayvanlardan korkma<br />
Belonefobi: Iğnelerden korkma<br />
Bibliyofobi: Kitaplardan korkma<br />
Bromidrosifobi: Vücut kokusundan korkma<br />
Brontofobi: Gökgürültüsünden korkma<br />
Dentofobi: Dişçiden korkma<br />
Dermatopatofobi: Deri hastalıklarından korkma<br />
Eisoptrofobi: Aynalardan korkma<br />
Elektrofobi: Elektrikten korkma<br />
Emetofobi: Kusmaktan korkma<br />
Entomofobi: Böceklerden korkma<br />
Epistaksiyofobi: Burun kanamasından korkma<br />
Eritrofobi: Yüz kızarmasından duyulan korku<br />
Erotofobi: Cinsellik korkusu<br />
Farmakofobi: Ilaçlardan korkma<br />
Fazmofobi: Hayaletlerden korkma<br />
Febrifobi: Yüksek ateşten korkma<br />
Filemafobi: Öpmekten ya da öpüşmekten korkma<br />
Filofobi: Sevmekten, âşık olmaktan korkma<br />
Fobofobi: Korkmaktan korkma<br />
Fotofobi: Işıktan korkma<br />
Gametofobi: Evlenmekten korkma<br />
Gefirofobi: Köprülerden geçmekten korkma<br />
Gerontofobi: Yaşlı insanlardan ya da yaşlanmaktan korkma<br />
Glossofobi: Topluluk önünde konuşmaktan korkma<br />
Haptofobi: Dokunulmaktan korkma<br />
Harpaksofobi: Hırsızlardan ya da bir suçun kurbanı olmaktan korkma<br />
Helyofobi: Güneşten korkma<br />
Hematofobi: Kan korkusu<br />
Herpetofobi: Sürüngenlerden korkma<br />
Hidrofobi: Sudan, yüzmekten ya da boğulmaktan korkma<br />
Higrofobi: Nemden ya da yağmurdan korkma<br />
Hipegiyafobi: Sorumluluktan korkma<br />
Hipnofobi: Uyumaktan korkma<br />
Hipofobi: Atlardan korkma<br />
Homiklofobi: Sisten korkma<br />
Homofobi: Eşcinsellerden korkma<br />
Ihtiyofobi: Balıklardan korkma<br />
Jinefobi: Kadınlardan korkma<br />
Kakofobi: Çirkinlikten, çirkin şeylerden korkma<br />
Kakorafiyafobi: Başarısız olma korkusu<br />
Kanserofobi: Kanser olmaktan korkma<br />
Kardiyofobi: Kalp hastalığından korkma<br />
Karnofobi: Etten korkma<br />
Katagelofobi: Dalga geçilmekten korkma<br />
Kemofobi: Kimyasal madde korkusu<br />
Keymafobi: Kıştan ve soğuktan korkma<br />
Kimofobi: Dalgalardan korkma<br />
Kinofobi: Köpeklerden korkma<br />
Klimakofobi: Merdivenden düşmekten ya da merdivenlerden korkma<br />
Klostrofobi: Kapalı yer korkusu<br />
Koprofobi: Dışkı korkusu<br />
Koulrofobi: Palyaçolardan korkma<br />
Kremnofobi: Yüksek yamaçlardan ya da uçurumlardan korkma<br />
Kriyofobi: Buzdan ya da donmaktan korkma<br />
Kronomentrofobi: Saatlerden korkma<br />
Ksantofobi: Sarı renten korkma<br />
Ksenofobi: Yabancılardan korkma<br />
Ksilofobi: Tahta şeylerden ya da ormanlardan korkma<br />
Limnofobi: Göllerden korkma<br />
Litikafobi: Davalardan ve mahkemelerden korkma<br />
Logofobi: Belirli sözcüklerden korkma<br />
Lökofobi: Beyaz renkten korkma<br />
Manyofobi: Delirmekten korkma<br />
Mastigofobi: Cezalandırılmaktan korkma<br />
Mekanofobi: Makinelerden korkma<br />
Melanofobi: Siyah renkten korkma<br />
Mikrobiyofobi: Mikroplardan korkma<br />
Mizofobi: Kirlilikten korkma<br />
Monofobi: Yalnızlıktan korkma<br />
Musofobi: Farelerden korkma<br />
Nekrofobi: Cesetten korkma<br />
Nelofobi: Camdan korkma<br />
Niktofobi: Geceden korkma<br />
Nozokomefobi: Hastanelerden korkma<br />
Nüdofobi: Çıplaklıktan korkma<br />
Obesofobi: Şişmanlamaktan korkma<br />
Ofidiyofobi: Yılanlardan korkma<br />
Okofobi: Taşıt araçlarından korkma<br />
Osmofobi: Belirli kokulardan korkma<br />
Pantofobi: Herşeyden korkma<br />
Papirofobi: Kağıttan korkma<br />
Paraskavedekatriafo bi: Ayın onüçü ve cuma olan günden korkma<br />
Patofobi: Hasta olmaktan korkma<br />
Pedofobi: Çocuklardan korkma<br />
Peladofobi: Kel insanlardan ya da kelleşmekten korkma<br />
Penyafobi: Fakirlikten korkma<br />
Pirofobi: Ateşten korkma<br />
Plakofobi: Mezar taşlarından korkma<br />
Pogonofobi: Sakaldan ya da sakallı kişilerden korkma<br />
Politikofobi: Politikacılardan korkma<br />
Porfirofobi: Mor renkten korkma<br />
Potamofobi: Irmaklardan ya da su akıntılarından korkma<br />
Potofobi: Alkollü içeceklerden korkma<br />
Pteronofobi: Kuş tüyünden korkma<br />
Pupafobi: Kuklalardan korkma<br />
Radyofobi: Radyasyondan, X ışınlarından korkma.<br />
Ranidafobi: Kurbağalardan korkma<br />
Selenofobi: Aydan korkma<br />
Siderofobi: Yıldızlardan korkma<br />
Simetrofobi: Simetriden korkma<br />
Skiofobi: Gölgelerden korkma<br />
Sosyofobi: Toplumdan, genel olarak insanlardan korkma<br />
Soteriofobi: Başkalarına muhtaç olmaktan korkma<br />
Tafefobi: Diri diri gömülmekten korkma<br />
Takofobi: Yüksek hızdan korkma<br />
Talassofobi: Deniz ya da okyanus korkusu<br />
Tanatofobi: Ölümden korkma<br />
Teknofobi: Teknolojiden korkma<br />
Teratofobi: Gebe kadının, biçimsiz, çirkin bir çocuk doğurmaktan korkması<br />
Termofobi: Isıdan korkma<br />
Testofobi: Testlerden ya da sınavlardan korkma<br />
Tokofobi: Gebe kalmaktan ya da çocuk doğurmaktan korkma<br />
Tomofobi: Ameliyat olmaktan korkma<br />
Toksifobi: Zehir korkusu<br />
Topofobi: Belirli yerlerden korkma<br />
Travmatofobi: Yaralanmaktan korkma<br />
Trikinofobi: Gıda zehirlenmesinden korkma<br />
Triskaidekafobi: 13 sayısından korkma<br />
Tripanofobi: Aşı ya da iğne olmaktan korkma<br />
Trikopatofobi: Saç hastalıklarından korkma<br />
Ürofobi: Sidikten korkma<br />
Venereofobi: Zührevi hastalıklardan korkma<br />
Venüstrafobi: Güzel kadınlardan korkma<br />
Vermifobi: Solucanlardan korkma<br />
Zelofobi: Kıskançlıktan korkma<br />
Zoofobi: Hayvanlardan korkma</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.azmigunes.com/fobi-turleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Beck Anksiyete Ölçeği İndir Download PDF</title>
		<link>http://www.azmigunes.com/beck-anksiyete-olcegi-indir-download-pdf/</link>
		<comments>http://www.azmigunes.com/beck-anksiyete-olcegi-indir-download-pdf/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Mar 2008 13:42:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sonarge</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.azmigunes.com/beck-anksiyete-olcegi-indir-download-pdf/</guid>
		<description><![CDATA[Bu ölçekle geçen sene araştırma projesi dersi sayesinde tanışmıştım. İndirmek İçin Tıklayın :Beck Anksiyete Ölçeği]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu ölçekle geçen sene araştırma projesi dersi sayesinde tanışmıştım.</p>
<p>İndirmek İçin Tıklayın :<a href="http://www.azmigunes.com/wp-content/uploads/2008/03/beckanksiyeteolcegi.pdf" title="Beck Anksiyete Ölçeği">Beck Anksiyete Ölçeği</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.azmigunes.com/beck-anksiyete-olcegi-indir-download-pdf/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Stres ve Anksiyete Testi</title>
		<link>http://www.azmigunes.com/stres-ve-aksiyete-testi/</link>
		<comments>http://www.azmigunes.com/stres-ve-aksiyete-testi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Mar 2008 13:25:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sonarge</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.azmigunes.com/stres-ve-aksiyete-testi/</guid>
		<description><![CDATA[Günümüz sorunlarından biri STRES. Peki siz stres altında mısınız? &#160; Ufak bir test ile bunu ölçebilirsiniz. BURAYA tıklayın.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="center">Günümüz sorunlarından biri STRES. Peki siz stres altında mısınız?</p>
<p align="center">&nbsp;</p>
<p align="center">Ufak bir test ile bunu ölçebilirsiniz. <a href="http://www.realage.com.tr/RealAge.HealthAssessments/anxiety/intro.aspx" target="_blank">BURAYA</a> tıklayın.</p>
<p align="center"><img src="http://img72.imageshack.us/img72/2779/stresishayatipolemikkadhy2.jpg" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.azmigunes.com/stres-ve-aksiyete-testi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Organ Bağışı</title>
		<link>http://www.azmigunes.com/organ-bagisi/</link>
		<comments>http://www.azmigunes.com/organ-bagisi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Jan 2008 17:07:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sonarge</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.azmigunes.com/organ-bagisi/</guid>
		<description><![CDATA[Biraz önce haberlerde izlediğim bir olay bu yazıyı yazmama sebep oluyor. Düşününce bu yazıyı çok daha önceleri yazmış olmam gerektiğine kanaat getiriyorum. Haberde bir adam ağlayarak konuşuyordu.Konu organ bağışı bekleyen hastalar. Öyle ki organ bulunamadığı için bir sürü hasta var. Hepimiz öldükten sonra toprak olacağız. Korkunç geliyor belki ama düşünsenize siz ölüyorsunuz ama organlarınız bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Biraz önce haberlerde izlediğim bir olay bu yazıyı yazmama sebep oluyor. Düşününce bu yazıyı çok daha önceleri yazmış olmam gerektiğine kanaat getiriyorum. Haberde bir adam ağlayarak konuşuyordu.Konu organ bağışı bekleyen hastalar. Öyle ki organ bulunamadığı için bir sürü hasta var. Hepimiz öldükten sonra toprak olacağız. Korkunç geliyor belki ama düşünsenize siz ölüyorsunuz ama organlarınız bir hastanın çektiği acılara son veriyor. Sizin organınız sayesinde sağlıklı bir hayat yaşamaya başlayan kişi sizi hatırlıyor, sizin diğer tüm organlarınız toprakken bile. Bir çoğumuz geleceğe birşey bırakmadan yaşıyoruz. Siz öldükten sonrada adınız anılsın istemez misiniz ?</p>
<p>Bunu sanırım sağlıklıyken ailelerimizle konuşmamış gerekiyor.Yarın değil bugün konuşmalıyız hemde.<br />
Bana birşey olursa birgün böbreklerimin ve karaciğerimin bağışlanmasını isteyeceğim&#8230;</p>
<p>Allah hepimizin sağlığını korusun, hastalara şifa versin <img src='http://www.azmigunes.com/wp-includes/images/smilies/icon_wink.gif' alt=';)' class='wp-smiley' /> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.azmigunes.com/organ-bagisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BEL FITIĞI NEDİR?</title>
		<link>http://www.azmigunes.com/bel-fitigi-nedir/</link>
		<comments>http://www.azmigunes.com/bel-fitigi-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 27 Dec 2007 18:24:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sonarge</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.azmigunes.com/bel-fitigi-nedir/</guid>
		<description><![CDATA[Bel bölgemizde bulunan omurgaların arasındaki kıkırdak yapının yırtılarak, omurilikten çıkan sinirleri sıkıştırmasıdır. Önce şiddetli bel ağrısı, daha sonrada ayağa yayılan ağrıyla ortaya çıkar. Yatak istirahati ve bazı ağrı kesicilerle tedaviye rağmen, ağrısı geçmeyen, sosyal yaşantısı etkilenen ve ayakta felçler ortaya çıkan hastalarda uygulanan cerrahi girişimler bu gün hızla gelişmekte, hasta kısa sürede eski yaşantısına dönmektedir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>  Bel bölgemizde bulunan omurgaların arasındaki kıkırdak yapının yırtılarak, omurilikten çıkan sinirleri sıkıştırmasıdır. Önce şiddetli bel ağrısı, daha sonrada ayağa yayılan ağrıyla ortaya çıkar. Yatak istirahati ve bazı ağrı kesicilerle tedaviye rağmen, ağrısı geçmeyen, sosyal yaşantısı etkilenen ve ayakta felçler ortaya çıkan hastalarda uygulanan cerrahi girişimler bu gün hızla gelişmekte, hasta kısa sürede eski yaşantısına dönmektedir. Tedavisinde gecikilen vakalardaysa, ağrılar ve felçler kalıcı olmaktadır.</p>
<p>Daha fazla bilgi için <a href="http://www.kayitdefterim.com/showthread.php?tid=856" target="_blank">BURAYA</a> tıkla.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.azmigunes.com/bel-fitigi-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AB’den HIV (Aids) ilacına onay</title>
		<link>http://www.azmigunes.com/ab%e2%80%99den-hiv-aids-ilacina-onay/</link>
		<comments>http://www.azmigunes.com/ab%e2%80%99den-hiv-aids-ilacina-onay/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 22 Dec 2007 07:52:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sonarge</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.azmigunes.com/ab%e2%80%99den-hiv-aids-ilacina-onay/</guid>
		<description><![CDATA[Avrupa Birliği Komisyonu AIDS hastalığına sebep olan bağışıklık yetmezliği virüsü HIV’e karşı geliştirilen “ATRIPLA” isimli ilacın kullanımına izin verdi. İlacın daha önceki HIV ilaçlarından farkı, günde sadece bir kez kullanılması. HIV’in tedavisini sağlayan ilaç bulaşmasını engellemiyor. Atripla ilk kez geçen yıl ABD’de onaylanmıştı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span class="textBodyBlack">Avrupa Birliği Komisyonu AIDS hastalığına sebep olan bağışıklık yetmezliği virüsü HIV’e karşı geliştirilen “ATRIPLA” isimli ilacın kullanımına izin verdi.</span></p>
<p style="text-align: center"><img src="http://img180.imageshack.us/img180/2417/aids3fg1.jpg" /></p>
<p> İlacın daha önceki HIV ilaçlarından farkı, günde sadece bir kez kullanılması. HIV’in tedavisini sağlayan ilaç bulaşmasını engellemiyor.</p>
<p>Atripla ilk kez geçen yıl ABD’de onaylanmıştı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.azmigunes.com/ab%e2%80%99den-hiv-aids-ilacina-onay/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Testosteron eksikliği depresyona yol açıyor</title>
		<link>http://www.azmigunes.com/testosteron-eksikligi-depresyona-yol-aciyor/</link>
		<comments>http://www.azmigunes.com/testosteron-eksikligi-depresyona-yol-aciyor/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 12 Dec 2007 15:27:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sonarge</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.azmigunes.com/testosteron-eksikligi-depresyona-yol-aciyor/</guid>
		<description><![CDATA[İlerleyen yaşla birlikte erkek seks hormonu testosteron seviyesi düşüyor. Testosteron hormonundaki bu değişiklik, yağlanmada artış, kas kitlesinde azalma, konsantrasyon kaybı, cinsel isteksizlik ve depresyon gibi sorunları da beraberinde getiriyor. Erkek seks hormonu (Testosteron) hem erkek hem kadın bedeninde üretilir. Hormon kadınlarda erkeklerden 3-4 kat daha düşük düzeylerdedir. Testosteron, erkeklerde testisler ve böbrek üstü bezlerinden salgılanır; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İlerleyen yaşla birlikte erkek seks hormonu testosteron seviyesi düşüyor. Testosteron hormonundaki bu değişiklik, yağlanmada artış, kas kitlesinde azalma, konsantrasyon kaybı, cinsel isteksizlik ve depresyon gibi sorunları da beraberinde getiriyor.</p>
<p style="text-align: center"><img src="http://img411.imageshack.us/img411/5236/277435mr3.jpg" alt="testosteron" /></p>
<p><span class="textBodyBlack">Erkek seks hormonu (Testosteron) hem erkek hem kadın bedeninde üretilir. Hormon kadınlarda erkeklerden 3-4 kat daha düşük düzeylerdedir. Testosteron, erkeklerde testisler ve böbrek üstü bezlerinden salgılanır; sperm üretimi, tüylenme, sakal çıkması, ses kalınlaşması, libido, penis büyümesi gibi erkeğe özgü olan ikincil seks karakterlerinin gelişmesinde etkili olan bir hormon.</span><span id="more-69"></span></p>
<p>Kas gelişimi, kırmızı kan hücreleri, kemik yapan hücre üretimi ve yara iyileşmesinde önemli etkiye sahip olan testosteronun, ayrıca metabolizmaya etki ederek vücutta yağ yakımını hızlandırdığını söyleyen Anadolu Sağlık Merkezi’nden Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Özay Tiryakioğlu, erkeklerde testosteron eksikliğinin neden olduğu sorunları anlattı:</p>
<p><font face="Verdana" size="2"><strong>     ERGENLİKTE ZİRVEDE</strong></font><br />
Sağlıklı bir erkekte testosteron salgısı yaşamın değişik dönemlerinde farklılıklar göstermektedir. Ergenlik döneminde testosteron düzeyleri zirvededir. Bu yüzden bu yaşlarda vücutta yüksek libido ve aşırı fiziksel enerji mevcuttur. Otuz yaşından sonra testosteron üretiminde yavaş ve sürekli bir azalma oluşur. İlerleyen yaşla birlikte testosteron eksikliğine bağlı yakınmalar ve hastalıklar baş göstermeye başlar.</p>
<p>Testosteron salgısı yaşla birlikte azalmaya devam ettiğinden yaşlı erkekler genellikle genç erkeklerden daha düşük testosteron seviyesine sahiptirler. Bu azalma derecesi kişiden kişiye çok değişiklik gösterir. Yaşlı erkeklerin (65 yaş üstü) yaklaşık yüzde 15 ile 30’u normalin altında testosteron seviyesine sahiptirler.</p>
<p><font face="Verdana" size="2"><strong>     CİNSEL İSTEKTE AZALMA OLUR</strong></font><br />
Ortalama yaşam süresindeki artma ile paralel olarak yaşlanmaya ve andropoza bağlı problemlerin artması ve geliştirilen tedavi yöntemleri çok güncel bir konu olmuştur. Türkiye’de 40 ile 70 yaş arasındaki erkeklerin yüzde 52’sinde cinsel performansta ve istekte azalma olduğu, ancak doktor başvurusunun azlığına bağlı bu rakamların gerçeğin oldukça altında kaldığı tahmin edilmektedir. Tüm bu bulguları özetlersek testosteron eksikliği şu sonuçlara yol açar:<br />
<img src="http://ntvmsnbc.com.tr/Site_Elements/dotBlack.gif" alt="*" border="0" height="7" hspace="1" vspace="1" width="7" /> Seksüel fonksiyon (impotans) ve istek (libido) azalması, özellikle sabah ereksiyonlarında azalma,<br />
<img src="http://ntvmsnbc.com.tr/Site_Elements/dotBlack.gif" alt="*" border="0" height="7" hspace="1" vspace="1" width="7" /> Entelektüel kapasitede azalma, konsantrasyon kaybı, yorgunluk, kızgınlık ve depresyon,<br />
<img src="http://ntvmsnbc.com.tr/Site_Elements/dotBlack.gif" alt="*" border="0" height="7" hspace="1" vspace="1" width="7" /> Kas kitlesinde ve gücünde belirgin azalma,<br />
<img src="http://ntvmsnbc.com.tr/Site_Elements/dotBlack.gif" alt="*" border="0" height="7" hspace="1" vspace="1" width="7" /> Kemik mineral yoğunluğunda azalma (osteoporoz), kolay kırık gelişmesi,<br />
<img src="http://ntvmsnbc.com.tr/Site_Elements/dotBlack.gif" alt="*" border="0" height="7" hspace="1" vspace="1" width="7" /> Organ yağlanmasında artış (Obezite, Karaciğer yağlanması vs).</p>
<p>Andropoz aslen altta yatan sorunu göstermede çok doğru bir tanımlama değildir. Kadınlarda menopoz ile birlikte üreme özelliklerinin tamamen ve ani olarak bitmesine karşın, erkeklerde üreme kapasitesi ilerleyen yaşa rağmen devam edebilir. Bu nedenle “erkeklerde yaşın ilerlemesiyle oluşan androjen eksikliği” daha doğru bir tanımdır. 40- 70 yaşları arasındaki erkeklerde, serum serbest testosteron seviyelerinin yılda yaklaşık yüzde 1.2 oranında düştüğü gösterilmiştir.</p>
<p><font face="Verdana" size="2"><strong>     ANDROJEN REPLASMAN TEDAVİSİ </strong></font><br />
65 yaş üstü erkeklerin yaklaşık yüzde 25-50’sinde testosteron düzeylerinde düşüş gerçekleşmekte ve androjen replasman (eksik hormonun yerine dışarıdan yapay olanı verme) tedavisi gerektirecek belirtiler ortaya çıkmaktadır. Yaştan bağımsız olarak; bazı genetik bozukluklar, şişmanlık, testis ve diğer bazı endokrin organların hormonal dengesizliklere sebep olan hastalıkları (büyüme hormonu, tiroid hormonları, insülin), alkol, stres ve vücud için yıkıcı etkileri olan kronik hastalıklar da kan testosteron düzeylerinde düşmeye sebep olabilmektedir.</p>
<p><font face="Verdana" size="2"><strong>     TEDAVİDE MULTİDİSİPLİNER YAKLAŞIM</strong></font><br />
Testosteron yerine koyma tedavisi; uzman endokrinolog başta olmak üzere üroloji uzmanı, geriatri uzmanı ve hatta psikiyatri uzmanına kadar genişletilebilecek bir hekim konsültasyon grubu tarafından amacı, süresi ve kullanılacak preparatı belirlenerek uygulanması gereken bir iştir. Tedavinin artıları ve eksileri baştan hastaya anlatılmalıdır. Tedavi aracı olarak kullanılan testosteron preparatlarının ağızdan tablet olarak alınan formu, 2-3 haftada ya da 2-3 ayda bir kas içine iğne olarak uygulanan uzun ekili formları, doğrudan cilde uygulanabilen jel, merhem ya da bant olarak yavaş salınımlı cilt uygulamasına elverişli olarak uygulanabilen formuna kadar ürün zenginliği bulunmaktadır.</p>
<p>Her bir formun etki süresi, farklı yakınmaları düzeltmede farklı başarı şansı ve farklı yan etkileri bulunabilmektedir. Yan etkilerin kontrolü ve engellenmesi için belki de en önemli bilgi ilacın dozunun doğru, ya da hedef ulaşır bir şekilde ayarlanmış olması zorunluluğudur. Daha çok hastanın kişisel ve hastalığı ile ilgili özel şartları bu seçimde hekime yol göstermektedir. Tedavi sırasında düzenli olarak testosteron düzeyi ve ilaç preparatının yan etkileri açısından hedefi olabilecek karaciğer başta olmak üzere diğer organ fonksiyonlarının takibi için yapılan kan testleri ve kontrol ziyaretleri özel önem taşımaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.azmigunes.com/testosteron-eksikligi-depresyona-yol-aciyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kalbinizi koruyun, içinde sevdikleriniz var</title>
		<link>http://www.azmigunes.com/kalbinizi-koruyun-icinde-sevdikleriniz-var/</link>
		<comments>http://www.azmigunes.com/kalbinizi-koruyun-icinde-sevdikleriniz-var/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 Nov 2007 10:27:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>sonarge</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.azmigunes.com/kalbinizi-koruyun-icinde-sevdikleriniz-var/</guid>
		<description><![CDATA[Kampanya kapsamında hekimlerin bilgilendirilmesinin yanı sıra “www.kalbinizikoruyun.org” adlı internet sitesi ile “0800 211 78 78” numaralı bir danışma hattı oluşturuldu. Tüm dünyada yılda 17 milyon, Türkiye’de ise 200 bin insanın ölümüne neden olan kalp-damar hastalıklarına karşı Sağlık Bakanlığı ile 5 uzmanlık derneğince “Kalbinizi koruyun, içinde sevdikleriniz var” adlı eğitim ve toplumu bilinçlendirme kampanyası başlatıldı. Sağlık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kampanya kapsamında hekimlerin bilgilendirilmesinin yanı sıra “www.kalbinizikoruyun.org” adlı internet sitesi ile “0800 211 78 78” numaralı bir danışma hattı oluşturuldu.</p>
<p style="text-align: center"><img src="http://img204.imageshack.us/img204/5824/kalphastaliklarigh4.jpg" height="257" width="400" /></p>
<p><span class="textBodyBlack">Tüm dünyada yılda 17 milyon, Türkiye’de ise 200 bin insanın ölümüne neden olan kalp-damar hastalıklarına karşı Sağlık Bakanlığı ile 5 uzmanlık derneğince “Kalbinizi koruyun, içinde sevdikleriniz var” adlı eğitim ve toplumu bilinçlendirme kampanyası başlatıldı.</span></p>
<p><span id="more-59"></span></p>
<p>Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Turan Buzgan, Türkiye’de ölümlerin yarısını kalp ve damar hastalıklarına bağlı nedenlerin oluşturduğunu vurguladı. Kalp ve damar hastalıklarının dünyada ve Türkiye’de hala bir numaralı ölüm ve iş görmezlik nedeni olduğunu vurgulayan Buzgan şöyle konuştu:<br />
“Tüm dünyada yılda 17 milyon, AB ülkelerinde 2 milyon, Türkiye’de ise 200 bin kişi yaşamını kalp ve damar hastalıklarına bağlı nedenlerden dolayı kaybetmektedir. Nüfusun yaşlanmasıyla birlikte Türkiye’de ölümlerin 2020 yılına doğru 400 bine yükselmesi bekleniyor. Türkiye, özellikle kadınlarda kalp ve damar hastalıklarından ölümlerde Avrupa’da en ön sıralarda yer almaktadır.”</p>
<p>Bakanlık olarak kalp ve damar hastalıklarını önleme ve ölümleri azaltmanın amaçları arasında yer aldığını kaydeden Buzgan, 5 uzmanlık derneği tarafından oluşturulan “Kardiyovasküler Risk Platformu”nun bunun kilometre taşı olacağını söyledi.</p>
<p>Buzgan, bu projeyle birinci basamakta sağlık hizmeti veren hekimlere ulaşarak eğitim verme ve toplumda bu konuda farkındalık yaratmayı amaçladıklarını kaydetti.</p>
<p>Türk İç Hastalıkları Uzmanlık Derneğinden Doç. Dr. Gülay Güven de kampanya kapsamında hekimlerin bilgilendirilmesinin yanı sıra “www.kalbinizikoruyun.org” adlı internet sitesi ile “0800 211 78 78” numaralı bir danışma hattı oluşturulduğunu anlattı.</p>
<p>Doç. Dr. Güven, kampanyanın geniş halk kitlelerine duyurulması amacıyla da bir reklam filmi hazırlandığını söyledi.</p>
<p>Projeyle birlikte platform tarafından Türkiye’de ilk kez 10 yıllık koroner arter hastalığı, inme ve geçici iskemik atak da dahil tüm kalp-damar hastalığı riski olasılığının hesaplanmasına yarayan “Kardiyovaksüler risk cetveli” hazırlandığını kaydeden Doç. Dr. Güven, bunun Türkiye genelinde 25 bine yakın birinci basamak sağlık hizmeti veren hekimlere gönderildiğini kaydetti.</p>
<p>Bu hekimlerin uydu yayınlarıyla hazırlanan cetvel ve proje hakkında bilgilendirileceğini belirten Doç. Dr. Güven, “Biz sadece birinci basamakta hizmet veren değil, tüm uzmanların bu cetveli kullanmasını istiyoruz. Yüksek riskli hasta grubu hariç, birinci basamak sağlık hizmeti veren bir kuruluşa herhangi bir nedenle başvuran 40 yaş ve üzeri kişilere mutlaka bir cetvel uygulanmalı” dedi.</p>
<p>Konuşmasında kalp-damar hastalıklarında en büyük risk faktörünü oluşturan sigara konusunda da bilgi veren Doç. Dr. Güven, günde bir paketten daha fazla sigara içenlerde, içmeyenlere göre hastalık oranının 2-3 kat arttığını söyledi.</p>
<p>Doç. Dr. Güven, “Sigarayı mutlaka bırakalım, yeterli ve dengeli beslenelim, haftada 4-5 gün 30 dakika egzersiz yapalım ve tansiyon ile kolesterolümüze dikkat edelim” diye konuştu.</p>
<p><font face="Verdana" size="2"><strong>     SAYILARLA KALP-DAMAR HASTALIKLARI</strong></font><br />
Türk Kardiyoloji Derneğinden Prof. Dr. Muzaffer Değertekin ise değiştirilebilir risk faktörleri olan sigara, aşırı kilo, hareketsiz yaşam, yüksek tansiyon ve kolesterolün kontrol altına alınmasıyla koroner kalp hastalıkları, inme ve tip 2 diyabetin yüzde 80 oranında önlenebildiğini vurguladı.</p>
<p>Türk Nöroloji Derneğinden Doç. Dr. Göksel Bakaç da inmenin Avrupa’da ölüm nedenleri arasında üçüncü sırada geldiğine işaret ederek, risk cetvelinde bunun de yer almasının toplum sağlığı açısından çok önemli olduğunu kaydetti.</p>
<p>Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneğinden Prof. Dr. İlhan Satman da, Türkiye’de toplam 5 milyonun üzerinde diyabet hastası bulunduğunu ifade etti.</p>
<p>Diyabetli bir kişinin, olmayana göre kalp ve damar hastalığına yakalanma riskinin 5 kat daha fazla olduğunu belirten Prof. Dr. Satman, “Her 4 diyabetik hastadan 3’ü koroner arter hastalığı yüzünden yaşamını yitiriyor” dedi.</p>
<p>Türk Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneğinden Prof. Dr. Mustafa Arıcı da, tüm dünyada bir milyar, ülkemizde ise 15 milyon yüksek tansiyon hastası bulunduğunu, bunlardan sadece yüzde 40’ının bunun farkında olduğunu ve bunların da yüzde 8’inin tansiyonunun kontrol altında bulunduğunu anlattı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.azmigunes.com/kalbinizi-koruyun-icinde-sevdikleriniz-var/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

